SEHİT İMAM HASAN EL-BENNA / Köşe Yazısı - Zehra Akgül

11.05.2025 14:26:50
Zehra Akgül

Zehra Akgül

 Rahman ve rahim olan Allah'ın adıyla...

Bu sayıdaki yazımız öncü bir şahsiyeti tanıma, anlama ve kendi hayatımızda küçük de olsa bir iz ve pay bırakmayı amaçlamaktadır. Kısacası bu kıymetli şahsiyetimizi tanıyalım daha sonra uğruna canını feda ettiği davasını idrak edip payımıza düşeni alalım.

 

 İmam El-Benna 1906 yılında İskenderiye şehri yakınlarındaki Mahmudiye'de doğdu. Babası devrinin büyük muhaddislerinden Ahmet Abdurrahman El-Benna'dır. Daha çok küçük yaştayken Müslümanların içinde bulunduğu durumlara dert yanmış ve daima "Ben Ümmet için ne yapabilirim?" derdi gündeminden hiç düşmemiştir. Küçük yaşta ailesinden aldığı dini terbiye ve İslami şuur onu buna sürüklüyordu. Elbette genç yaşta ilim tahsil etti ve Darülulum Üniversitesi'nden mezun oldu. İsmaillye'ye öğretmen olarak atandı. 

 

Sürekli olarak genç arkadaşlarıyla beraber ümmetin durumunu tahlil etti, gözlemledi ve çözüm üretmeye çalıştı. Bunun sonucunda 6 arkadaşı ile beraber İhvan-ı Müslimini kurdu ve bu hareketi kurarken henüz 22 yaşındaydı. Durmak nedir bilmeden Mısır'ın bütün köy, kasaba ve beldelerini geziyor, insanlara İslam'ı anlatıyor bunlar için çözümler üretiyor ve Ümmeti kalkındırmayı hedefliyordu. Bu kıyamın asıl amacı da Müslümanları diriltme ve asıllarına dönmelerini sağlamaktı. 

 

Hasan El-Benna bu çaba ve gayretlerini şu sözleriyle dile getiriyor: "Allah bilir nice geceleri ümmetin dertlerine çare aramak için geçirdik ve ümmetin hallerini tahlil etmek, dertlerini ortadan kaldırmak için ne kadar düşündük. Bu hallerin tesirinden bazen ağlama durumuna gelirdik." O ve arkadaşlarındaki samimi niyet Mısır'da ve daha sonra birçok beldede duyulmaya başladı. Bunun sonucunda ise İslami hareketler canlanmaya başladı. İmamın bu hareketi idame ederken 10 çalışma prensibi vardı:

 

1.Birlik en büyük hedeftir. (İslam Birliği)

2.La ilahe illallah diyen herkes bu çatının altındadır. (Evrensellik)

3.Kusurlu nefsinde ara muhalif hakkında iyi şeyler düşün.

4.Tepki verirken ahlakı göz ardı etme.

5.Tartışma ve kibir yok.

6.Bir meselede doğru birden fazla olabilir.

7.İttifak edilen şeylerde yardımlaş, farklı düşüncelere saygılı ol.

8.Ortak düşmanı ön planda tut

9.İş ve üretim ufkunu aç, her kardeş özel hayatındaki işlere ilave olarak her gün bir miktar Kur'an okumalı yatmadan önce nefsini muhasebe etmelidir.   

10.Yanlış yoldakilere üzülürüz üzerlerine çullanıp teşhir etmeyiz.   

 

İşte bu İslami şuur ve bilinç ile hareket ederken cemaat ve Müslüman kardeşler gitgide arttı ve Mısır'dan sonraki ilk şubesi Cibuti'de açıldı. İmam El-Benna daha sonradan hareketi merkezi bir konuma taşıdı ve Kahire'ye taşındı.

 

 İhvan'ın bu şekilde hızla ilgi görmesinden rahatsız olanlar vardı. Tabii ki başta İngiltere olmak üzere bu hareketin önüne geçmek istediler. Bazen açıktan bazen gizli bir şekilde bu hareketi söndürmeye çalıştılar. Bazen El-Benna'ya para teklifi sundular, yeri geldiğinde tehdit bile ettiler. Lakin İhvan-ı Müslimin bunların hiçbirine boyun eğmedi ve bu oyunlara tabiri caizse kanmadı. Emperyalist güçler bu imani güç ve hareketi kırmak için çoğu mensubu alıkoyup hapse attı. Çeşitli işkenceler yaptı. Tabii bu sırada İmam dışarıdaydı. Zaten asıl hedef oydu ve tek çözüm onu öldürmekti onlara göre. Hedeflediklerini yaptılar bu 12 Şubat günü Kahire'de en büyük caddelerin birinde kurşunladılar. Hastaneye kaldırıldı ama (bilerek yapılmayan müdahalelerden dolayı) şehit oldu. 

 

Onlar El-Benna'yı şehit etmelerinden dolayı bu İslami hareketin söneceğini umdular ama onlar bilemediler ki davetçilerin ölmesi ile İslam davası ölmez. Bu din kıyamete kadar ayakta dimdik duracaktır ve Allah elbette nurunu tamamlayacaktır. Mühim olan bizim kendimize çıkaracağımız hissedir. Onlar "Ben ne yapabilirim İslam için, ümmet için?" diyerek dertlendiler ve üzerlerine düşeni hakkıyla yerine getirdiler. Eğer bizim de bir derdimiz varsa, uğruna feda edebileceklerimiz vardır. Ama dert yoksa uğruna sarf edebileceğimiz hiçbir şeyimiz yoktur. Rabbim bizleri de onlar gibi İslam için ümmet için dertlenenlerden ve bu derdi onu bir şeyler yapmaya sürükleyen kullarından etsin. Âmin.

Bu yazı toplam 1268 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları

İMSAKGÜNEŞÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
04:2205:4411:4514:5817:3418:49

Tüm Hakları Saklıdır © 2018 Genç Diriliş Dergisi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.