ASRIN NESİBESİ: ZEYNEB GAZALİ PANELİ

16.06.2025 10:16:51
ASRIN NESİBESİ: ZEYNEB GAZALİ PANELİ

 15 Haziran Pazar günü Biruni Külliyesi'nde Genç Diriliş ekibi Kızlar Birimi tarafından "Asrın Nesibesi: Zeyneb Gazali" paneli gerçekleştirildi. 

 
Panelin moderatörlüğünü 9. sınıf öğrencisi Fatmanur Şahin, Zeyneb Gazali'nin hayatını 7. sınıf öğrencisi Ebrar Eda İnan, Zeyneb Gazali'nin dava yönünü Erva Nur Boğa üstlendi. 
 
Kur'an-ı Kerim tilavetiyle başlayan programda Fatmanur Şahin konuşmacıları takdim ettikten sonra sözü Ebrar Eda İnan'a bıraktı. İnan, konuşmasında "Ailenin üçüncü çocuğu ve tek kızı olan Zeynep, çocukluk yıllarından itibaren özel bir şekilde yetiştirilmiştir. Bir yandan İslâmî ilimlerin temellerini öğrenmiş diğer yandan babasının teşvikleriyle cesur ve yiğit bir insan olarak büyütülmüştür. Öyle ki anlatılanlar arasında, babasının kendisini 'Nesibe'm!' diye çağırdığı, ona 'Sen bu asrın Nesibe'si olacaksın' dediği ve Nesibe binti Ka'b'ı ona örnek gösterdiği de geçiyor. Zeyneb, bir yandan okuldaki eğitimine devam ederken diğer yandan kitap okumaya gayret etmiş kendisini birçok alanda yetiştirmeye çalışmıştır. Yaptığı okumalar, yaşadığı dönemde çok yaygın olan modern kadın hareketleri ve bunların öncülerinden Hüda Şaravi ile tanışmasını sağlamış bu tanışma Gazali’nin 'Mısırlı Kadınlar Birliği'ne üye olmasına vesile olmuştur.
 
Sonralarda Kadınlar Birliği’nden uzaklaşan Gazali’nin hayatı talihsiz bir kaza sonucu değişmiştir. Kullandığı mutfak tüpünün patlamasıyla vücudunda ileri derece yanıklar oluşan Gazâlî, doktorunun ümidi kestiği sırada mucizevi bir şekilde iyileşmiş ve bu yüzden kalan ömrünü İslâm uğrunda harcamaya söz vermiştir.
Zeyneb Gazâlî aynı yıl, henüz 20’li yaşındayken Müslüman Kadınlar Birliği’ni kurmak için çalışmalar başlatmıştır. 1938 yılında ise arkadaşlarını da ikna edip yanına alarak Müslüman Kardeşler’e ve birliğin kadın çalışmalarının başına geçmiştir. Fakat süreç içerisinde Müslüman Kardeşler birçok kez Mısır hükümeti ile karşı karşıya gelerek sıkıntılı günler geçirecek, feshedilecek ve mal varlığına el konulacaktı. Tüm bu olumsuzluklara rağmen Zeynep Gazali haftalık olarak yayınlanan “Müslüman Kadınlar” adında bir dergi çıkarmaya başlamıştır. Süreç içerisinde sansür ve engellemelere maruz kalan dergi,1959 yılına kadar zor da olsa yayın hayatını devam ettirmiştir.
Darbeci Cumhurbaşkanı Cemal Abdünnâsır,1970 yılında ölünce, yerine  Enver Sedat geçmiştir. Sedat, zamanla Müslüman Kardeşler üyelerini serbest bırakmaya başlamıştır. 1971 yılında sıra Zeyneb Gazâlî’ye de gelecek, kesinleşmiş 25 yıl hapis cezası, Suudi Arabistan Kralı Faysal’ın da gayretleriyle kaldırılacak ve Gazâlî serbest bırakılacaktı.
Zeyneb el-Gazâlî, ömrünün ilk 10 yılında babasından öğrendiği bilgiler ve aldığı cesaretle, 20’nci yüzyılda iz bırakan bir hayat yaşamıştır. İki kere evlenmesine rağmen hiç çocuk sahibi olamayan Gazâlî, başta Mısır’da olmak üzere Müslümanların tüm çocuklarına sahip çıkmak ve onlara analık yapmak için ömrü boyunca gayret etmiştir. Müslüman kadınların ne denli büyük işler başarabildiğini dost-düşman herkese gösterdikten sonra 3 Ağustos 2005’te, 88 yaşındayken vefat etmiştir." ifadelerine yer verdi.
 
Sözü devralan Fatmanur Şahin, sahneyi Erva Nur Boğa'ya devretti. Boğa, "Mısırlı kadın yazar, müfessir ve İslam davetçisi Zeyneb Gazali İslamiyet adına birden fazla çalışmalar yapmıştır. Gazali, genç yaşta camiler inşa ettirmiş ve sonra o camileri eğitim görülen yuvalara çevirmeye başlamış; orada eğitimler vermiştir. 22 yaşında kendisi Müslüman Kadınlar Birliğini kurmuş ve düzenli olarak dergi çıkarıp konferanslar düzenlemiştir. 
Müslüman Kadınlar Birliği, İslam ilkelerini bağlı olarak bütün kadın haklarını savunan ve eşitlik talep eden Müslüman kadınların temsili olan kurulmuştur.
Hasan el Benna ile tanışmış ve İhvan-ı  Müslimîn teşkilatına katılmıştır. Müslüman Kadınlar Dergisi adlı haftalık bir dergi çıkarmıştır. 
1964'te Cemal Abdunnasır yönetimi; Müslüman Kadınlar birliğini ve çıkardığı dergiyi kapatmıştır. Zeyneb Gazali, 1965'te hapse girmiş ve bu süreçte çok büyük işkencelere maruz kalmıştır.
Zeynep Gazali’nin en çok bilinen kitabı olan ‘Zindan Hatıraları’ndan Sabır ve dua başlığıyla sizlere hapis döneminde yaşamış olduğu birkaç hadiseden bahsetmek istiyorum ...
 
(İftiraya Zorlanma Anısı)
Zeyneb Gazali’nin zindanda karşılaştığı  ağır sınavlardan biri, onu iftira etmeye zorlamalarıydı. Onu, Müslüman Kardeşler’e karşı yalan ifadeler vermeye ikna etmeye çalıştılar.
'İtiraf et' dediler.
'Onları suçla, kurtulursun' dediler.
'Hayatın normale döner' dediler.
Ama Zeyneb Gazali’nin cevabı ne oldu biliyor musunuz?
'Eğer dilimle yalan söylersem, kalbim Rabbime neyle dönerim? Onların rızası beni cennete götürmez. Ben sadece Allah’ın huzurunda konuşurum.'
 
Zeynep Gazali sadece zindanda değil, mahkeme salonunda da büyük bir direniş gösterdi. Mahkemeye çıkarıldığında, hâkim karşısında öyle vakur, öyle dimdik durdu ki, sanki sanık değil, hâkim oydu.
 
Hakim ona dönüp şöyle dedi:
'Bu davayı kabul edersen, hayatın kurtulur. İtiraf et. Sus, razı ol, kurtul.'
Zeyneb Gazali ise gür bir sesle şu cevabı verdi:
'Benim davam kadın olmak, siyaset yapmak davası değil. Ben Allah’a kulluk davasındayım. Eğer Allah’a kulluk etmek suçsa, sizin vereceğiniz ceza bana şereftir.'
Bu sözler, sadece mahkeme duvarlarını değil, tarih sayfalarını da titretti. Çünkü o, bedeni zindanda olsa da ruhen özgürdü.
 
Bununla beraber  Zeyneb el-Gazali Kur’an ve hadislere dayılı bir ahlak benimsemiştir. Ve hemen hemen bütün eserlerinde ahlaki yozlaşmalar üzerinde durmuştur. İslam'ın geleceği konusunda erkekler kadar kadınların da sorumluluğunun bulunduğuna inanmıştır. 
Zeyneb Gazali İslam davasını ilmi ile, bedeniyle ve kalemiyle taşımış bir örnek  şahsiyettir. Bugün hala onun açtığı yolda yürüyen binlerce müslüman kadın vardır. 
Onun dava anlayışı bize şunu öğretir: 
İslam sadece inanılacak değil yaşanacak ve savunacak bir davadır.
 
İşte adanmışlık bu oluyor. Davetini her türlü zorluğa rağmen devam ettirmek, bir an bile ara vermemek. Değil kâl ile yapılan davete icabet etsin, Peygamber Efendimiz'de de görüldüğü gibi hâl ile yapılan davet işte böyle sonuçlar veriyor bize. Nesibe olmak sade savaş meydanında savaşmak değildir,eve döndüğünde de mücadele etmektir batıla karşı." şeklinde konuştu. 
 
Yoğun katılımın gerçekleştiği program, misafirlere çay ikramıyla sona erdi.


Bu haber toplam 1483 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
Ramazan çetin
14 Şubat 2017 Salı 07:47
07:47
Islamın dünü parlak geleceği karanlık olmuş
85.103.76.99
Diğer Haberler

İMSAKGÜNEŞÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
04:2205:4411:4514:5817:3418:49

Tüm Hakları Saklıdır © 2018 Genç Diriliş Dergisi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.