MEDENİYETİMİZİN İHYASI İÇİN: EĞİTİMLE DİRİLİŞ / Köşe Yazısı - Bilal AKGÜL

5.05.2025 19:10:31
Bilal AKGÜL

Bilal AKGÜL

 

Her derginin mektep olma potansiyeli vardır kanaatimce. Ve her dergi mektep olmak için çıkar yola. Bin dört yüz yıl önce atılan tohumu tomurcuğa, sonra fideye sonra köklü ve soylu bir ağaca dönüşmeyi arzular. Bir çınar olmak ister. Asaleti ve soyluluğu gözleri kamaştıran.

 

Bu dergi Eğitimle Diriliş Dergisi de bir mektep olma iddiasıyla çıktı. Ve bu iddiası ile yola revan olmakta, yol almaya çalışmaktadır. Kimi zaman tipi ve fırtınayla, kimi zaman dolu ve zelzeleyle karşılaşsa da her mektep gibi...

 

Her elçinin dünya imtihanın çetinliği, bazen çekilmezliği gibi. Yolda olmanın, yolu olmanın, yola koyulmanın biraz da doğal ve tabii bir sonucudur bütün bunlar.

 

Misyon sahibi olmanın, misyonunun gereğini yerine getirme çabasının doğal bir neticesi…

 

Bir grup arkadaşla eğitim alanında okumalar yapıp, yapılan bu okumaların yazıya dökülmesi gerektiği ile ilgili bir format oluşturmuştuk. Her hafta sunum yapan arkadaş sunumuyla ilgili bir yazı yazmakta bu kimi zaman bir kitabın tahlili olmakta kimi zaman bir konuyu belli bir çerçevede ele almak şeklinde olabilmekte idi.

 

Zamanla biriken yazıların bir yerde neşredilmesi gerektiği şeklinde bir grup kararı oluştu. Bunun yazılı bir matbuatta yayımlanması fikri ile birlikte dergi fikri peyderpey oluşmaya başladı. Ve kısa bir süre sonra halka sohbetinde yapılan bu sunumlar makale haline getirilip dergi çalışmasının ilk adımı atıldı.

 

Tabii burada temel birkaç hedeften bahsetmek mümkündü. Bunların birincisi, muhatap kitlenin hemen hemen hepsi eğitimci idi. Eğitimde de 'meramını ifade edebilecek kadar yazı yazma birikiminin, tecrübesinin oluşması' bir eğitimcinin kanaatimce mutlaka sahip olması gereken bir beceri idi. Ki hâlâ aynı yerde aynı kanaatteyiz. 

 

İkincisi, yazı yazmanın okumadan farklı, okumayı destekleyen bir yönünün olduğu düşüncesi idi. Okuma, bireysel ve toplumsal rüştün önemli bir ayağı olarak kabul edilecekse bir diğer ayağı da kanaatimizce yazma idi. Okunanların bir ürüne dönüşmesi, somut bir çıktısının olması çalışmanın, yapılan programların hem motivasyonunu güçlendirecek hem de bir birikim, bir arşiv oluşturma süreci oluşturacaktı. Ki bu, ileride atılacak daha somut daha ileri adımlar için bir birikim, bir tecrübe oluşturacaktı. 

 

Üçüncüsü, her medeniyetin oluşma-yükselme süreçlerinin temel ayaklarından birinin yazma eylemi olmasıdır. Yani tarih sahnesine çıkan her medeniyetin zaruri özelliklerinden biridir yazmak.

 

Uzun zamandır nevi şahsına münhasır bir dinamizm ve motivasyona sahip olan bölgemizin (İlçemizin) bu özelliğini devam ettirmesi, teşkilatlı olma kültürü ve okuma kültürünün varlığını devam ettirmesi kadar elzem olan bir şeydi bizim için yazı yazma kültürü. Ve iyi bildiğimiz bir diğer şey de son yüzyıldır topluma öncülük eden her büyüğümüzün bir dergi bir yazılı ürünle bilinmesi, anılması idi.

 

Eğitimle Diriliş Dergisi, bu satırların yazıldığı sırada 11. yılını geride bırakmış, kendi kulvarında mütevazı katkılarda bulunmuş, kitap basım alanına girmiş, yapılan çalışmaların ürünü olarak birden fazla kulvarda meyveye durmuş bulunmaktadır. Genç Diriliş Dergisi, egitimledirilis.com, Biruni Külliyesi Yayınları gibi.

 

Eğitimle Diriliş, kalemle, kâğıtla, mürekkeple toplumun dirilişinin mümkün olduğu iddiasını taşımaktadır. Kalbe ve akla hitap ederek ancak toplumsal dönüşümün gerçekleşebileceği kanaatindedir. Duyguları, hisleri, tepeden inme yaklaşımları ana eksene alan çalışmaların kalıcı, etkili bir dönüşüme etkide bulunamayacağı düşüncesindedir.

 

Bugün suyun üzerindeki köpük gibi hissi, tepkisel etkinlik ve çalışmalarla yapılan toplumsal ıslah çalışmalarının, bırakın kalıcı bir iz bırakmasını, sağlıklı bir istikamet üzere yol alınmasına zarar verebilecek bir potansiyel barındırdığı kanaatindeyiz.

 

Eğitimle Diriliş, uzun yolculuğuna devam ediyor. Birçok genç arkadaşa imkân olmaya, yoldaş olmaya, istikamet olmaya... Taşranın bütün imkânsızlıklarına rağmen yoluna devam ediyor.

 

Bilirsiniz her soylu ağacın sesi gür çıkmaz... Hakikatin, erdemin sesi gibi... Asaletin belirtisi sesin gür çıkması değildir, cılız da olsa sürekli çıkması, kararlı olmasıdır. Asıl olan istikamet üzere sebatkâr olabilmesidir. Bu ölçü toplumlar, kurumlar kadar bireyler için de geçerlidir. "İbadetlerin az da olsa devamlı olanı daha evladır." Nebevi düsturu gereğince...

 

"Medeniyetin olduğu her yer ve dönemde yazı vardı." ilkesi gereğince "medeniyetimizin yeniden ihyası" için yazının sesini gücümüz nispetinde devamlı kılmaya, istikrarlı kılmaya çalışacağız inşallah.

 

Selam ve dua ile.

 

Bu yazı toplam 1546 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları

İMSAKGÜNEŞÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
04:2205:4411:4514:5817:3418:49

Tüm Hakları Saklıdır © 2018 Genç Diriliş Dergisi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.