KLAS BİR MEKTUP: EDEBİYAT DERGİSİ / Köşe Yazısı - Genç Diriliş

4.05.2025 14:47:13
Genç Diriliş

Genç Diriliş

 Bismillahirrahmanirrahim...

Önemli bir misyonu (hayatı, inanç ve düşünce dünyası, bir protesto olarak oluşturduğu kendine özgü edebiyatı, yerliliğini bozmadan yakaladığı evrenselliği ve bu eksendeki anlayışı) yüklenmiş olan Nuri Pakdil, kendine has duruşu ve dil örgüsü ile kurmuş olduğu Edebiyat Dergisi'nin yerli yeni bir edebiyatın (edebi muhtevanın) ortaya çıkmasına vesile kılmak istiyordu. Amacı da tam olarak buydu zaten. İnsanımız sarsılacak, uyandırılacak ve onlarla birlikte düşünce düşmanlarına karşı konulacaktı. Bir bakıma varoluş savaşı olacaktı bu. Nuri Pakdil'in "Sabır Üssü" olarak tanımladığı dergide Ebubekir Sonumut ile 16 farklı müstear isim kullanılmış ve diğer yazarlara da müstear isimler bulmuştur. Dergide Arif Ay, Kamil Aydoğan, Erdem Bayazıt, İrfan Çevik, İbrahim Demirci, Ömer Erinç, Ali Göçer, İdris Hamza, M. Akif İnan, Turan Koç, Rahmi Kaya, M. Atilla Maraş, Alaeddin Özdenören, Rasim Özdenören, Sezai Uygurlu, İdris Hamza ve daha bir çok önemli ismin yazı, şiir, deneme, oyun, derleme, çeviri gibi çeşitli çalışmaları vardır.

 

İlk sayısı Şubat 1969'da yayınlanan Edebiyat Dergisi, ilk döneminde gazete boyutunda ikinci döneminden itibaren ise yarım gazete ebatından biraz daha büyük haliyle yani asıl olan boyutlarını küçülterek fakat sayfa sayısında artışa gidilerek yayınlanmıştır. Zaman zaman derginin yayımında aksamalar ve kesintiler olsa da yaklaşık 16 yıllık yayım hayatında 5 dönem şeklinde ayrılmıştır. Birinci döneminde 6 tane bağımsız sayı çıkaran dergi, Ağustos- Aralık 1969 ayları için çıkan özel bir sayı ile derginin kitap yayınlarının 'Yakında başlayacağım' müjdesini de veriyordu. Bu minvalde diğer dönemlerinde bağımsız sayılar çıkarmış olmakla birlikte bir çok kitap yayını yapmıştır. İlk Edebiyat Dergisi yayınları ise tamamlanmış olan üçüncü dönemin ardından yine aksamaya uğradığı 5 aylık süre içerisinde biri Nuri Pakdil'in 'Batı Notları' olmak üzere 3 kitapla hayata geçirilmiş oldu.

 

Aynı zamanda dergide, Malcolm X, Nizar Kabbani, Samuel Beckett, Jorge Luis Borges, Mahmut Derviş, Dostoyevski, Ebu'l Ala- El Mevdûdi, Jacques Prevert, Eugene Guilleivic gibi birçok ünlü isimden önemli çeviriler de bulunmaktadır.

Dördüncü dönemle birlikte derginin logosunda ve künyesinde önemli değişiklikler olmuştur. Dergi'nin logosu yenilenmiş, sahibi ve sorumlu yönetmeni de artık Nuri Pakdil olarak yer almıştır. Bu dönemde derginin ideolojik duruşunun künye yansımasına da tanık oluyoruz: "Tüm banka ve içki ilanları alınmaz."

 

Nuri Pakdil, kendisini: "Ben, antikapitalist, antifasist, antinazist, antisiyonist, antisosyalist ve en önemlisi de Türkiye özelinde olmak üzere antiravunist bir bilince ve iradeye sahip devrimci bir yazarım." şeklinde tanımlıyordu.

 

Sayılan bütün bu anti-izmlere bakılınca künyedeki yansımaları da bir hayli isabetli olmuştur.

 

Evet, derginin, yayımında zaman zaman aksamalar olmuştu. Bu yüzden düzenli olarak çıkamadı, çok güç koşullar altında süren bir eylemdi bu. Manevi ve maddi bunalımlar gelip geçti. Ancak Edebiyat, asla hiçbir kişiye, hiçbir zümreye ,hiçbir örgüte,hiçbir şirkette,hiçbir menfaat grubuna sırtını dayamadı. Edebiyat dergisi; açık alınla, onurla kendi özgün ve lekesiz çizgisinde devinmeyi sürdürdü.

 

Nuri Pakdil'in "Bir yalım gibi yüzümüze vuruyor" dediği çalışma isteğiydi bu zor girişimi bugünlere taşıyan. Çünkü, o, "Saatini toprağı ayarlayıp başlamıştı yürümeye çünkü edebiyat bir uygarlığın varoluş savaşının adıydı.

 

Bu kavga sürdürülürken tüm dünyaya edebiyatıyla da ilgilenilmiş örnekler verilmiştir onlardan; ama batının çürümüşlüğünü, kokuşmuşluğunu açıklayan, gösteren eleştirel bir tutumla. Böylece 1923'ten sonraki devrimlerin kökenindeki Batıcılığın tutarsızlığı da saptanmış oluyordu bir bakıma.

 

Edebiyat Dergisi ile bir sanatsal girişimi olarak hayatın her alanındaki olumsuzluklar gündeme taşınmıştır. Bireye ilişkin, topluma ve toplumlara ilişkin; kente ve doğaya ilişkin, maddi ve manevi anlamda insana yansıması olan her olgu üzerinde durulmuş, irdelenmiştir. İnsanın yaratıcısıyla, toplumla, doğayla bozulan ilişkisini yenilenmesi ve onarılması için yoksulluğun, sömürün yok edilmesisadece ellere değil yüreklere ve beyinlere vurulan kelepçelerin de kırılması için Önderimiz Hz. Muhammed'in ilkelerinin vazgeçilmezliği vurgulanmıştır. Nuri Pakdil yazmanın kendisi için ne anlam ifade ettiğini şu şekilde açıklamıştır:" Benim için yazı yazmak bir bakıma savaşmak demektir. Çünkü yazılarımda, her türlü putçuluğa karşı, her türlü yabancılaştırmaya karşı, her türlü sapmalara karşı vermekte olduğum savaş anlatılmaktadır.

 

Düşünce dünyamızın oluşmasında, özellikle Kudüs sevdası ile Müslüman duyarlığının aleni bir şekilde insanlara ulaştırılmasında dik duruşu ve özgüven imajıyla da insanları kalbine nakş ediyor böylece. Şubat 1969'da yayın hayatına başlayan fikir, düşünce ve din içerikli Edebiyat Dergisi Aralık 1984'te son bulmuştur...

 

Allah kendilerinden razı olsun…

 

Muhayyel 

Bu yazı toplam 1141 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları

İMSAKGÜNEŞÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
04:2205:4411:4514:5817:3418:49

Tüm Hakları Saklıdır © 2018 Genç Diriliş Dergisi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.