ÜMMETİN ANNELERİNE ROL MODEL BİR ŞAHSİYET OLAN GAZZE' NİN HANSA'SI: ÜMMÜ NİDAL

26.11.2025 08:30:44
ÜMMETİN ANNELERİNE ROL MODEL BİR ŞAHSİYET OLAN GAZZE' NİN HANSA'SI: ÜMMÜ NİDAL

 Rahman ve Rahim Olan Rabbimizin Adıyla

İslam tarihini okuyanlarımızın çoğu bilirler Kadisiye savaşını. Ve bu savaşta 4 oğlunu şehit verip metaneti ve izzetli duruşuyla herkese hayran bırakan o anneyi, Hansa validemizi de tabi. Şimdi ise çok uzakta değil şu anki asrımızda yaşayan ve bize tıpkı asırlar öncesi sahabe devrini yaşatan Gazze’nin onurlu ve izzetli annelerinden bir tanesini daha anlatacağız inşallah.

Asıl ismi Meryem Ferhat'tır ama daha yaygın olarak oğlunu nispeten Ümmü Nidal olarak tanınırız. Kendisi 1949 yılında Gazze'de doğmuştur. Çocuklarının çoğunu mücahid bir ruhla yetiştirmiş ve bu uğurda onlara verdiği destekle ikinci intifadanın adeta sembol isim haline gelmiştir.

Kendisinin Hamas'la yakın bir iletişimi bulunup o dönemde yapılan seçimlerde kadın kollarında milletvekili olarak seçilmiştir. Toplamda on çocuğu vardır, bunların altısı erkektir. En büyük oğlu Nidal, Kassam Tugayları'nın yapmış olduğu roketlerin ilk üreticilerinden biridir. Bu konuda Hamas'a yardımcı olanlardandır. 2003'te bir saldırıya hazırlanırken şehit edilmiştir.

Diğer bir oğlu Rawat, Kassam roketi taşıyan arabasına düzenlenen bir hava saldırısında şehit edilmiştir. Kendisindeki güçlü zekâ ve mücadele ruhunun diğer bir yansıması da 17 yaşındaki oğluna İsrail'e yapılacak saldırıda vermiş olduğu taktiklerin bir video ile kaydının alınmasından dolayı ortaya çıkmıştır. Oğullarından biri şehit edildiği haberi verilince "Daha fazla oğlum olsaydı, onu da Allah yolunda şehit verebilseydim." demiştir. 17 Mart 2013'te vefat eder.

Bunları söyleyen bir annedir aslında, evladının başına ufak bir hastalık gelse bile canını verebilecek bir annedir. Öyleyse bu annenin de tıpkı Gazze’nin diğer şerefli anneleri gibi bu onurlu duruşu sergilemesinin sebebi nedir? Bir annenin yüreği nasıl dayanır evladının gözü önüne katledilmesine? Üstelik tek bir damla gözyaşı bile dökmeden?!

Fark şudur elbette: Onlarda tamdı iman ve teslimiyet; İsmail gibi, Hacer validemiz gibi. Onlar şu ayeti kerimenin şuurundaydılar: "Allah müminlerden cennet karşılığında canlarını ve mallarını satın almıştır." (Tevbe, 111) "Onların başlarına bir musibet geldiği zaman 'Şüphesiz biz Allah'a aciz ve tekrardan ona döneceğiz' derler. (Bakara, 154)

Onları fani olanı değil baki olanı tercih ettiler ve evlatlarını bu bilinçle, bu şuurla ve Kur'an'la terbiye ettiler.

Çocuk eğitimi ve terbiyesi adına yazılan kitaplarla değil, onların evlatlarını asıl yetiştirdikleri mekânlar camilerdi. Onların çocukları okul dışındaki tüm vakitlerini camide geçirirlerdi, onları henüz konuşmaya başladığında Kur'an'dan sureler ezberlettirir ve onları mücahidi ruhu ile de yetiştirirlerdi. Dolayısıyla 7-8 yaşındaki bir çocuğun çıkıp tüm dünyaya meydan okumasına ve bizlere imanın gereğinin dersini vermesine şaşmamak lazım.

Öyleyse Ey bu ümmetin anneleri! Ne zaman evlatlarımızı akademik kariyer şuuruyla kurban etmekten vazgeçip Allah’a kurban etme şuurunu idrak edeceğiz? Eğitim elbette ki önemlidir lakin Allah'a davet etme yolunda aracımız olacaktır, amacımız değil. Derste uykusu gelmesin diye kıyamayıp sabah namazına uyandırmadığımız evlatlarınızı nasıl cihat ruhuyla besleyeceksiniz?

Sadece yaz tatilinde Kur'an kurslarına gönderip okul başladığında öğrendikleri sayfaları açıp okumaları için ikaz etmediğimiz çocuklar nasıl Kur'an terbiyesiyle yetişecekler? Eğer ümmetin tekrardan eski güç ve kuvvetine ulaşmak istiyorsak en büyük iş annelerimize düşer. Toplumun yarısını onlar oluşturur, yarısını da onlar yetiştirir. Bir eliyle beşik salladığı gibi diğer eliyle de dünya sallar. Hepimizin bildiği gibi çocuk eğitimi daha anne karnında iken başlar. Onları Kur'an'ın ruhu ile besleyelim, isimlerini sahabe ve salih kimselerin isimlerinden koyalım. İslâmî cihadı sürekli zihinlerine nakşedelim. Onları dünya için çalışmalarını değil, ahiretin bu dünyadan daha hayırlı ve kalıcı olduğu şuurunu verelim. İşte o zaman Allah’ın izniyle bu ümmet kalkınacak ve eski izzet ve şerefine kavuşacaktır.

 

Sübhane Allahümme ve bihamdik Eşhedü En La ilahe illa en estağfiruke ve etubu ileyk

 



Bu haber toplam 440 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler

İMSAKGÜNEŞÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
04:2205:4411:4514:5817:3418:49

Tüm Hakları Saklıdır © 2018 Genç Diriliş Dergisi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.