ÇAĞIN RABİASI: ESMA BİLTACİ
Esma küçük bir çocukken dahi okumaya çok meraklı, her zaman yaşıtlarından olgun, bilgili ve ahlaklı bir çocuk olarak anıldı.
Esma'nın annesi onun bu durumu için şunları söylüyor: "Esma'ya hamileyken hacca gittim ve beni üstün özelliklere sahip bir kız çocuğuyla şereflendirmesi için Allah'a çok dua ettim. Duam kabul olmuş, o gerçekten öyle bir genç kızdı."
Esma Biltaci, 3 Ocak 1996 günü Mısır'ın Beheira vilayetinde doğdu. 4 çocuklu ailenin ilk ve tek kızıydı.
Babası, Mısır'ın önemli isimlerinden öğretim görevlisi ve parlamenter Muhammed Biltaci'ydi.
2013 yılında Mısır'da gerçekleşen olaylar, yalnızca yerel bir siyasi krizin ötesinde, küresel ölçekte insan hakları, demokrasi ve İslamcı hareketler bağlamında geniş yankılar uyandırdı.
14 Ağustos 2013'te Kahire'deki Rabia el-Adeviyye Meydanı'nda yaşanan katliam, modern Mısır tarihinde önemli bir dönüm noktası olarak kabul edilir. Bu katliamın en sembolik kişilerinden biri ise henüz 17 yaşında hayatını kaybeden Esma Biltaci olmuştur. Esma, Müslüman Kardeşler'in önde gelen isimlerinden biri olan Dr. Muhammed Biltaci'nin kızıydı.
Müslüman Kardeşler (İhvan-ı Müslimin), 1928 yılında Hasan el-Benna tarafından kurulmuş, İslamî referanslara dayalı toplumsal adalet, siyasal reform ve eğitim temelinde faaliyet yürüten bir hareketti.
Mısır'da yıllarca yasaklı olan ve baskı altında faaliyetler gösteren bu yapı, 2011 devriminden sonra yasal siyasette daha görünür hale gelmiş ve 2012 seçimlerinde Muhammed Mursi'nin cumhurbaşkanlığıyla tarihî bir başarı elde etmişti. Ancak bu başarı, kısa süre içerisinde, eski rejimin kalıntıları ve ordunun müdahalesiyle hezimete uğradı.
3 Temmuz 2013 tarihinde General Abdülfettah es-Sisi liderliğindeki askerî darbe ile Mursi görevden alındı.
Darbeyi protesto eden yüz binlerce kişi Kahire'nin farklı bölgelerinde gösterilere başladı. Rabia Meydanı'ndaki oturma eylemi, haftalarca süren barışçıl direnişin simgesi oldu.
Ancak 14 Ağustos 2013 sabahı, güvenlik güçlerinin ağır silahlarla gerçekleştirdiği müdahale sonucu resmî rakamlara göre 617, bağımsız kaynaklara göre ise 1000'den fazla sivil hayatını kaybetmişti.
Human Rights Watch ABD kökenli bir sivil toplum kuruluşu olup bu olayları "önceden planlanmış kitlesel bir katliam" olarak tanımlamıştır.
Bu olaylar sırasında şehit düşen Esma Biltaci, bir genç kız olarak masumiyeti, cesareti ve idealleriyle hafızalarda yer etti.
Esma'nın ölümü, yalnızca bir bireyin kaybı değil; aynı zamanda İslamî kimliğin suç sayılmasına karşı verilen bir sivil direnişin sembolü haline gelmiştir. Olaydan kısa bir süre sonra babası Muhammed Biltaci'nin kaleme aldığı mektup, hem acılı bir babanın feryadı hem de siyasi bir bildirge olarak dikkat çekmiştir. O mektubun bir bölümünde şu ifadeler yer almakta:
"Kızım Esma'ya"
Dr. Muhammed Biltaci'den, şehit kızı Esma'ya hitaben:
"Esma, sen bu ümmetin kızısın. Şehadet haberin kalbimize ağır geldi ama bil ki, senin kanın ümmete can oldu. Senin cesaretin, meydanlarda direnen binlere moral oldu. Sen yitip gitmedin Esma, sen dirildin, bize de dirilişi gösterdin. Senin şehadetinle bu millet uyanacak. Sen yalnızca benim kızım değildin; sen, ümmetin Esma'sıydın."
Bu ifadeler, bireysel bir kaybın nasıl bir şehitlik ve dava sembolüne dönüştüğünün görülmesi açısından önemlidir.
Mektup, aynı zamanda İslamî hareketlerde "şehadet" fikrinin nasıl idealize edildiğini ve bu idealin nasıl örgütsel bir hafıza oluşturduğunu da sunar. Mektup, bireysel bir yasın ötesinde, dava merkezli bir dili de barındırmakta ve bu yönüyle Müslüman Kardeşler'in siyasal görüşünde "şehitlik" ve "direniş" kavramlarının nasıl anlam kazandığını göstermektedir.
Esma'nın adı daha sonra uluslararası arenada çeşitli insan hakları platformlarında anılmış, bazı ülkelerde adına parklar ve sokaklar isimlendirilmiş hatta Türkiye başta olmak üzere birçok İslam ülkesinde çeşitli anma programları düzenlenmiştir.
Sonuç olarak Esma Biltaci'nin yaşamı ve ölümü, yalnızca Mısır'daki bir rejim krizinin değil; aynı zamanda İslamî hareketlerin, gençliğin, kadınların ve barışçıl direnişin temsilinde dönüşen değerlerin de bir yansımasıdır.
Rabia Katliamı, siyasal iktidarın sivillere karşı uyguladığı şiddetin somut bir örneği olarak dünya kamuoyunun dikkatini çekmiş ve Esma'nın hikâyesi bu acının sembolü hâline gelmiştir.

Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
| İMSAK | GÜNEŞ | ÖĞLE | İKİNDİ | AKŞAM | YATSI |
| 04:22 | 05:44 | 11:45 | 14:58 | 17:34 | 18:49 |